"Biz; Ülkemizin bağımsızlığını ve halkın mevcut sömürü ve zorbalık düzeninden kurtulmasını savunduk... Faşizme
ve Emperyalizme karşı mücadele edilmesini savunduk...
Bir avuç sömürücü azınlığın değil halkın kendi iktidarını
ve halkın kendi demokrasisini savunduk... Biz; Her türlü sömürünün ve eşitsizliğin ortadan kaldırılacağı bir düzeni yani Sosyalizmi savunduk..
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Bir kıvılcım düşer önce, Büyür yavaş yavaş, Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş... Dolduramaz boşluğunu ne ana, ne kardaş, Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş... Ortak olmak her sevince, her derde kedere, Ve yürümek ömürboyu, Beraberce el ele... Olmasın hiç, O ta içten gülen gözlerde yaş, bir gün yollarımız ayrılsa bile arkadaş...
O büyük gün geldiğinde ben kimbilir kaç yıldan beri ebedi yatağımda toprağın derinliklerinde sonsuz bir uykuda uyuyor olacağım fakat alınca ne zamandır beklediğim haberi uyanıp, sesimi kimse duymadan o büyük zaferin tarifsiz coşkusuyla kara toprağın altından, ben de haykıracağım. Unutup geçmişte kalan acı dünü kimbilir belki bir kış günü üzerimi yorgan gibi kaplayan bembayaz karın soğuğundan.... ya da sonbahar mevsiminde kemiklerime işleyen yağmurdan duyacağım ve milyonları saran o doyulmaz sevince ben de sessizce ortak olacağım. Mevsim ilkbahar sıcak bir yaz olsa da gece gündüz farketmez ben her zaman hazırım adımın yazıldığı taş bile yıkılsa da kalmamış ta olsa şu dünyada mezarım hatırlayıp tek canlı gelmese başucuma o müjdeyi ben doğadan alacağım nasırlı ellerce yaratılan o görkemli bayrama hiç kimse farketmeden ben de katılacağım.
mustafa özenç in adana ceza evinde songünlerindeki
mektubu paylaşmak istedim sözlerin için teşekkürler